Desteklenen Projeler

EN TR Ara

Cevdet Erek, "ÇIN"

ÇIN

SAHA, bu yıl 13 Mayıs–26 Kasım 2017 tarihleri arasında 57.si düzenlenen Venedik Bienali’nde Türkiye Pavyonu’nda sergilenen Cevdet Erek’in “ÇIN” adlı eser üretimine prodüksiyon desteği verdi.

Mekâna özgü bir yerleştirme olan “ÇIN”, mekânın şiirsel ve politik tahayyüllerini mimari ve ses aracılığıyla keşfetmeyi deniyor. Eserin başlığı, işi önceden haber veren bir ses sinyali olarak düşünüldü. Türkçede bir yansıma sözcük olan “ÇIN”, vurmalı bir sesi taklit eden bir sözcük olmasının yanı sıra, iki ayrı kelimenin türediği bir kök: Çınlama (reverberasyon) ve kulak çınlaması.

Erek, “ÇIN” ile daha önce gerçekleştirdiği “Ritimler Mekânı”, “Cetveller ve Ritim Çalışmaları” ve “Ses Süslemesi” gibi seri işlerinde araştırdığı tema ve yöntemlerin bir bölümü üzerine denemelerini sürdürüyor. Bu işlerde tarihin, gündelik yaşam ve doğanın ritimleri, ses, mimari ve performansın bir araya gelmesiyle ifade buluyor, görsel ve işitsel zaman çizelgeleri inşa ediliyor, örüntüler ve söz aracılığıyla mimari “ses süslemeleri” yaratılıyor.

“ÇIN”ın yaratımında önden tasarlama, deneme-yanılma ve doğaçlama yöntemlerinin her biri rol oynuyor. Erek’in Türkiye Pavyonu’ndaki işinin temelini eş zamanlı olarak üretilen iki unsur oluşturuyor: Mimari bir yapıyla somutlaşan bir mekânsal program ve çok kanallı bir ses yerleştirmesi. Tamamı fiziksel inşanın tamamlanmasının ardından mekânda üretilen sesler, gezisinde kişiye rehberlik ediyor ve onu hem ardışık hem de sınırsız bir kombinasyon çeşitliliğiyle karşılıyor. Seslerin karmaşık biçimlenimleri kimi zaman kişiyi çepeçevre sararak, kimi zamansa kişinin konumu ve yönüne göre belirsizleşerek görülmeyen sınırlar üretiyor, aynı zamanda geçişkenlik oluşturuyor. “ÇIN” ayrıca Venedik Bienali boyunca müdahalelere de açık olacak: Sanatçıların - örneğin çeşitlenen, özgün veya tamamen devre dışı bırakılmış sesler eşliğinde - performanslar yapmasına imkân tanıyacak ve yerleştirme serginin son günlerine kadar son biçimini almayacak.

Ziyaretçinin hareketi de işin ayrılmaz bir parçası; hareket zamansal ve bedensel hatıraları açığa çıkararak çeşitli tepkilere teşvik ediyor. “Ses süslemeli” bir iç cephe ve yerleştirmenin merkezini işgal eden platform, komşu ülke pavyonlarının arasında doğrudan geçişe imkân veren bir “transit rota”nın üzerinde yükseliyor. Böylece mekân, fiziksel ve işitsel olarak birbiriyle ilişkili niteliklere sahip en az iki ana alana bölünüyor. Cepheye merdivenler ve rampalar ile ulaşılabilirken, bunların ardında konumlanan kapısı kilitli “misafir tribünü”, görülebilen ama kullanım dışı bırakılmış ve erişilemeyen bir kamusal alan olarak konumlanıyor.

Yerleştirme hatıralara seslenmeyi de hedefliyor: Örneğin, aslen kent maratonu için inşa edildikten sonra yerinde bırakılan rampalar üzerinden Venedik köprülerini geçmenin, toplu alanlardaki merdivenler üzerinde dramatik bir yükselişin veya bir dinlenme anının deneyimlerine. Merdivenler, kitlesel toplanma mekânlarının doğurduğu izlenimlerden herhangi biriyle çağrışım kurabilir: Harabe olmuş bir kültür mekânından bir stadyuma veya tepeler üzerine kurulu bir kentteki yaya yollarına kadar. Kentteki bazı mimari unsurların ve bedenin bunlar içindeki hareketlerinin örneklenmesi (sampling), işin ona ev sahipliği yapan kente ve başka mekânlara bellek aracılığıyla yayılmasını sağlamasını hedefliyor. Kimi zaman soyut bir araç rolündeki sesle ve mekânla harekete geçirilen hayalgücü, bir anlamda politik bir aciliyet meselesine dönüşerek hem elle tutulabilir hem de sadece duyumsanabilen bir yer yaratıyor. “İş farklı yönlere doğru genişlemeleri deniyor,” diyor Erek, “yaşanan bir yere, çelişki ve kısıtları olan bir yere, yüzleşme isteğini dürten ve hayal kurulan bir yere doğru.”

Cevdet Erek Hakkında

Cevdet Erek (1974, İstanbul), Mimar Sinan Üniversitesi’nde tamamladığı Mimarlık eğitimi sırasında ve sonrasında Nekropsi müzik grubunda ve çeşitli mimari ofislerde çalıştı. İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi’nde (MIAM) Ses Mühendisliği ve Tasarımı eğitimini tamamladıktan sonra 2004-2005 yıllarında Amsterdam’daki Rijksakademie’de misafir sanatçı olarak bulundu. Yerleştirmeleri ve performansları dOCUMENTA (13) (2012), İstanbul Bienali (2003, 2013 ve 2015), Sidney Bienali (2016), Şarika Bienali (2013), Stedelijk Müzesi (2014), MAXXI (2014 ve 2015), İstanbul Modern (2014, 2015 ve 2016), Arter (2011), SALT (2012 ve 2015) vb. etkinlik ve kurumlarda sergilendi. Önemli kişisel sergileri arasında Alt Üst (Spike Island, Bristol, 2014) ve Week (Hafta) (Kunsthalle Basel, 2012) bulunmaktadır. Kitaplarından SSS – Sahil Sahnesi Sesi (2008) BAS tarafından, Room of Rhythms 1 Walther König (2012) tarafından ve Az Boş Belki (2015) Revolver/Artist tarafından yayımlandı. SSS – Sahil Sahnesi Sesi ile North Rhine-Westphalia Sanat Vakfı tarafından verilen Nam June Paik Medya Sanatı Ödülü’ne değer görüldü (2012). Kaan Müjdeci’nin uzun metraj filmi Sivas’ın (71. Venedik Film Festivali – Özel Jüri Ödülü, 2014) ses-müzik direktörlüğünü yaptı; Emin Alper’in uzun metraj filmi Abluka’nın (72. Venedik Film Festivali – Özel Jüri Ödülü, 2015) müziklerini yaptı ve ses tasarımını Cenker Kökten ile birlikte geliştirdi. Sanatçı, 2011’den beri İTÜ’de dersler veriyor ve İstanbul’da yaşıyor.