Eda Gecikmez (d. 1984, İstanbul) resim, çizim, kolaj ve performans gibi mecralardan yola çıkarak, çeşitli failler aracılığıyla şekillenen, parçalanan ve yeniden üretilen bedenler ve mekânları araştırır. Feminist ve avangart gelenekten beslenen bir görsel dil kullanır ve tarihsel, metinsel, gündelik, mitik ve politik olanı birbirinden ayırmadan, aralarında oluşan ilişkilerin izini sürer. 2010 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Resim Bölümü’nden mezun oldu. Lisans eğitimi sırasında bir yıl İspanya Valencia Politeknik Üniversitesi San Carlos Güzel Sanatlar Fakültesi’nde eğitim gördü. 2015 yılında Citta dell arte – Fondazione Pistoletto, Biella, İtalya; Kultivera, Tranås, İsveç ve 2023 yılında ISCP, New York, ABD olmak üzere sanatçı misafir programlarına katıldı. 2016-2017 döneminde Lübnan, Beyrut’ta, Ashkal Alwan Plastik Sanatlar Derneği’nin düzenlediği Home Workspace Sanat Eğitimi Programı’nı tamamladı. 2019 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden, Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans derecesini aldı. Son olarak 2024 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Bölümü’nde Sanatta Yeterlik Programı’ndan mezun olan Gecikmez, çalışmalarına İstanbul ve Ankara arasında devam etmektedir.
Fotoğraf: İbrahim Karakütük
Alt-Üst Meydan
Sanatsal pratiğimi sadece iki boyutlu bir yüzey ile ilgili bir mesele olarak değil, bir eyleme / eylem alanı olarak da anlamlandırıyorum. Türkiyeli kadın bir sanatçı olarak erkek egemen ve batı odaklı bir sanat tarihinden kendini çıkarmakla uğraşırken aynı zamanda ait olduğum coğrafyanın kültürel yargılarından sıyrılan bir ifade biçimi kurmaya çabalıyorum. Kullandığım malzemenin, ne gösterdiğinin ve nerede sergilediğinin politik bağlarının farkında olarak üretiyorum. Bu anlamda malzemenin olanaklarını ele geçiren, onu dönüştüren, yeni bir görünürlük ve anlaşılırlık biçimleri oluşturmaya çalışıyorum. Bir temsil oluşturmaktan ziyade fikirleri imgelere tercüme etmek ve bir tür karşı-arşiv oluşturmak ile ilgileniyorum. Bununla birlikte sergi mekanlarını bir araya gelme, tartışma ve paylaşma alanları olarak görüyorum.
SAHA Studio sürecinde birbirine paralel iki projeyi eş zamanlı yürüttüm. Programın ilk yarısında, 2011–2015 yılları arasında aktif olarak çalışan; patriyarkal sistemin yarattığı eşitsizlik, şiddet ve ayrımcılığa karşı kolektif bir dayanışma ve eylem alanı kuran, kadın sanatçı, kültür-sanat çalışanı, yazar ve aktivistlerin kurduğu Kırmızı Kart inisiyatifinin arşivini derlemeye başladım. Benim de dahil olduğum bu grup, Türkiye’de artan kadın cinayetleri, hukuki adaletsizlikler ve toplumsal baskılar karşısında susmamayı seçip, deneyim paylaşımı ve yaratıcı üretim yoluyla güçlenmeyi ve görünürlük yaratmayı hedefledi. Özel ve kamusal alanlardaki erkek egemenliğine ve ataerkil otoritenin baskısına, ayrımcılığına ve eşitsizliğine karşı mücadelede birbirinden güç almak için bir araya geldi ve farklı deneyimlerin paylaşılarak güçlenmek ve eşitsizliklere müdahale etmek amacıyla çeşitli eylemler gerçekleştirdi. Kadın örgütlerinin etkinliklerinde ve eylemlerinde aktif yer aldı, afiş ve pankart tasarladı, mahkemelere müdahil oldu. Bunun yanı sıra periyodik buluşmalarla feminist yazar ve düşünürleri davet ederek feminist metinleri okuyup tartıştı, kendi manifestosunu yazdı ve nihayetinde kendi eylemlerini gerçekleştirdi.
Programın ikinci yarısında ise, beş yıl aradan sonra geldiğim İstanbul’da kolektif hafıza ve farklı direniş formlarına odaklandım. SAHA Studio Açık’ta gerçekleştirdiğim yerleştirmede resim, çizim, seramik ve buluntu nesneler gibi farklı malzemeleri bir araya getirerek sürekli bir değişim ve dönüşümün merkezi olan bu şehrin içerisinde farklı var olma biçimlerini araştırdım. Beden ve mimari öğelerin yer değiştirerek birbiri içine geçen ve bu şekilde bedenlenen iki figür yerleştirmenin merkezinde yer alır. 2013 yılında Gezi Parkı eylemleriyle sonuçlanan Taksim Yayalaştırma Projesinin bir ürünü olan Taksim Alt Geçit bu figürlerin arka planını oluşturur. Alt geçit duvarlarında yer alan kabartmalar, yazılamalar ve lekeler çizim, baskı ve seramik aracılığıyla yeniden üretilerek stüdyo mekanına yayılır.