OCAK - HAZİRAN 2026

Furkan Öztekin

Furkan Öztekin

Furkan Öztekin (d. 1993) Tekirdağ’da yaşayan ve çalışan bir görsel sanatçı ve araştırmacıdır. Lisans eğitimini Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nde tamamlamıştır. Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Anasanat Dalı’nda doktora çalışmalarını sürdürmektedir. Öztekin’in sanatsal pratiği; kişisel arşivler ve hikâyeler üzerinden toplumsal olana yaklaşır. Özellikle 2019’dan bu yana, sanatçı ve aktivist Ceyhan Fırat’ın arşivi ile sürdürdüğü araştırma sürecinde; mekân, sınır, boşluk, soyutlama ve kayıp kavramlarını queer sanatın imkânlarıyla birlikte ele alır. Çalışmaları; kolaj, fotoğraf, resim, yerleştirme ve buluntu nesne gibi farklı mecralara yayılır.

Nüks

Nüks, Furkan Öztekin’in 2019 yılından bu yana sürdürdüğü ve 2021’de kaybettiğimiz aktivist sanatçı Ceyhan Fırat’ın arşivine dayanan araştırmasının bir uzantısı. Proje, arşivi her karşılaşmada yeni anlamlar üreten bir ifade alanı olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, arşivi sabitlenmiş bir tarih anlatısından uzaklaştırarak; zaman içinde dönüşen, çoğalan ve farklı yüzeylerde yeniden beliren bir yapıya evriltiyor.

Yerleştirmenin çıkış noktasını oluşturan nüks kavramı; yeniden ortaya çıkmak, depreşmek ve geri dönmek gibi anlamlar taşıyor. Genellikle hastalıklarla ilişkilendirilen bu kavram, burada arşivin çalışma biçimine işaret ediyor. Bir fotoğrafın, rengin, cümlenin ya da jestin yıllar sonra ortaya çıkarak başka ilişkiler kurması; unutulmuş bir detayın farklı bir bağlamda tekrar görünür olması, Nüks’ün temel araştırma alanını oluşturuyor.

Çalışmanın merkezinde Ceyhan Fırat’ın yaşamı boyunca ürettiği metinler, fotoğraflar, yayınlar ve notlardan oluşan arşiv yer alıyor. Kişisel olan ile toplumsal olan arasındaki geçişleri bu arşiv, Öztekin’in araştırma süreci boyunca birlikte düşünmeye devam edilen bir ortaklık biçimine dönüşüyor.

SAHA Studio süresince geliştirilen yerleştirme, bu ortaklığın farklı katmanlarını bir araya getiriyor. Mekâna yayılan kâğıt yerleştirmeler, Ceyhan Fırat’ın Bacak Böcek Oyunu (1996) isimli otobiyografik romanında gökyüzünü tarif etmek için kullandığı “pejmürde pembe” ifadesinden yola çıkıyor. 2020 yılından beri sürdürülen renk araştırmasının devamı niteliğindeki bu çalışmalar, aynı zamanda İMÇ’deki duvar kâğıdı dükkânlarının rulo estetiğine gönderme yapıyor. Su, toz pigment, kahve, toprak ve mürekkep gibi malzemelerle renklendirilen kâğıtlar, program süresince üretilen görsel araştırmalarla birlikte mekânı bir yüzeye dönüştürüyor.

Yerleştirmenin önemli bir parçasını da Ceyhan Fırat’ın 1990–2021 yılları arasında kaleme aldığı şiirler ve özel notlardan oluşan çift dilli yayın oluşturuyor. Birlikte Rüzgâra Karşı Her Şeyden Konuşabilirdik / Ensemble, face au vent, tout deviendrait dicible başlıklı bu yayın, Fırat’ın İstanbul’daki gençlik yıllarından İsviçre’ye göçü sonrasındaki yalnızlığına uzanan kişisel anlatılarını bir araya getirerek arşivin yazınsal katmanlarını açıyor.

Kolajlar, fotoğraflar, çizimler, buluntu nesneler ve müdahaleler ise arşivde tekrar eden izleri takip ederken aynı zamanda Öztekin’in kendi pratiğinde dolaşan biçimsel araştırmalarla birleşiyor. Ceyhan Fırat’ın 1994 yılında yayın yönetmenliğini üstlendiği Nataşa gazetesi, 1990’larda çalıştığı Güneş gazetesi, Atatürk Kitaplığı ve Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde yürütülen araştırmalar ile SAHA Studio süresince gerçekleştirilen dokümantasyon çalışmaları aynı zeminde buluşuyor. Bu malzemeler yer yer birbirine karışıyor; belge ile yorumlama arasındaki sınırlar geçirgenleşiyor.