19 Eylül - 28 Aralık 2026

Cevdet Erek

SculptureCenter | New York, ABD

SAHA, Cevdet Erek’in Jovanna Venegas küratörlüğünde 19 Eylül – 28 Aralık 2026 tarihleri arasında düzenlenen yeni sergisi kapsamında SculptureCenter’ı destekliyor.

SculptureCenter, sanatçı ve müzisyen Cevdet Erek’in New York’taki ilk kişisel sergisini sunuyor. Americas, Erek’in son on yıl içinde Mexico City, Chicago, San Francisco, São Paulo ve Lahey’deki eski ABD Büyükelçiliği için geliştirdiği mekâna özgü beş ses işini, SculptureCenter için ürettiği yeni bir çalışmayla bir araya getiriyor. Bu çalışmalar birlikte ses, ritim ve mimari arasında dağılan bir sistem oluşturuyor.

Belirli bir coğrafyanın maddi, toplumsal ve tarihsel ritimleriyle bağ kurarak bunların yarattığı etkilerin izini sürmek, Erek’in pratiğinin temel hatlarından birini oluşturuyor ve Americas kapsamında yeniden ele alınan projelerde de kendini gösteriyor. Sanatçının heykelle çalışma yöntemlerinden bazıları, medyumun durağan formunun sınırlarını genişletiyor. Farklı frekansları mekâna yayan sürükleyici ses yerleştirmeleri parçalı akorları taşırken, özel olarak üretilen hoparlörler mimari unsurları güçlendiriyor; yeniden tasarlanan ölçüm cetvelleri ise zamanın vuruşlarını ölçülebilir ve fiziksel hâle getiriyor. Bu sezgisel yaklaşım, Erek’in mekâna özgü yeni üretiminde daha da genişleyerek New York’a kök salmış ve yer yer kesişen iki tarihi ele alıyor: 1980’lerde ağır yeraltı müziğinin ortaya çıkışı ve besteci ve heykeltıraş William Hellermann’ın küratörlüğünde 1984 yılında SculptureCenter’da düzenlenen, ses sanatının bir tür olarak tanımlanmasına katkıda bulunan Sound/Art sergisi.

İstanbul’da gençlik yıllarında Erek, kasetler, albüm kapakları ve özellikle thrash metal olmak üzere ağır müzikle ilişkili görsel kültür aracılığıyla ABD popüler kültürüyle kendisi için belirleyici olacak bir bağ kurdu. Bu müzik türü, Erek’in deneysel müzik grubu Nekropsi’nin sesini etkilediği gibi, ana akım popüler müzikte nadiren ele alınan savaş, çevresel yıkım, politik manipülasyon ve yabancılaşma gibi temalarla kurduğu ilişki açısından da sanatçının üretiminde iz bıraktı. Bu karşılaşmaya dair düşünceler, San Francisco Museum of Modern Art’taki Soft Power sergisi için sipariş edilen ve beş yönlü hoparlörden oluşan Thrash softly from afar (2019) adlı çalışmada somutlaştı. Erek, Americas kapsamında bu çalışmayı yeniden ele alarak ses sanatı ile thrash müziğin paralel tarihleri üzerine yürüttüğü yeni araştırmayla diyaloğa sokuyor.

Tıpkı korsan kopyaları üretilebilen, çoğaltılabilen ve yeniden düzenlenebilen özgün bir müzik parçası gibi, Erek’in ses yerleştirmeleri de içinde bulundukları fiziksel ortama titizlikle uyarlanırken farklı mekânlara aktarılabilir, değişken ve genişletilebilir niteliklerini koruyor. Önceki yerleştirmelerinin uğultularını yeniden işleyerek ve farklı kanallara yönlendirerek yeni bir derleme oluşturan Erek, SculptureCenter’ın labirenti andıran alt katının dokusuyla eşzamanlı hareket eden ritmik bir yapı geliştiriyor.

Cevdet Erek’in Americas başlıklı sergisi, Bilge Öğüt-Cümbüşyan ve Haro Cümbüşyan ile SAHA x TPF Art Circle’ın değerli destekleriyle gerçekleştiriliyor.

SculptureCenter’ın yurt dışından sanatçılarla gerçekleştirdiği tüm çalışmalar, International Council üyeleri Füsun Eczacıbaşı, Selin Gülçelik, Emin Hitay, Tansa Mermerci, Felekşan Onar, Ferruh Şenkaya, Berna Tuğlular ve Koza Güreli Yazgan’ın destekleriyle gerçekleştiriliyor.

Cevdet Erek (1974, İstanbul) Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nde mimarlık eğitimi aldıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) MİAM'da Ses Mühendisliği ve Tasarımı ile Müzik alanlarında yüksek lisans yaptı. Öğrenciliği sırasında ve sonrasında İstanbul merkezli Nekropsi grubunda aktif olarak yer aldı. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Müzik İleri Araştırmalar Merkezi (MİAM) ve Türk Müziği Devlet Konservatuvarı'nda (TMDK) öğretim üyesi olarak görev yapıyor.

SculptureCenter Hakkında

SculptureCenter, heykelin dünyayla kurduğumuz ilişkiyi dönüştürme potansiyelinden yola çıkarak yenilikçi sanatsal üretimleri ve bağımsız düşünceyi destekliyor; çağdaş sanat alanındaki yeni tartışmalara alan açıyor. Sanatçıların üretimlerini daha geniş kültürel, tarihsel ve estetik bağlamlarla ilişkilendirerek güncel sanat alanında gelişen yeni fikirleri takip ediyor ve yorumluyor.

1928 yılında sanatçılar tarafından kurulan SculptureCenter, düzenlediği sergiler, desteklediği yeni üretimler ve araştırma faaliyetleri aracılığıyla sanatçılar ile izleyicileri bir araya getiren uluslararası bir platform olarak faaliyet gösteriyor.