SAHA Studio, Ocak – Haziran 2026 arasındaki 11. dönemi için yapılan açık çağrı sonucunda ağırladığı Eda Gecikmez, Yekateryna Grygorenko, Zeynep Gürler, Elif Öner ve Furkan Öztekin’in 6 aylık program süresince geliştirdikleri yeni çalışmalarını 17 – 20 Haziran 2026 tarihleri arasında İMÇ’deki program mekanlarında izleyiciyle buluşturuyor.
Programa İstanbul, Düzce, Ankara ve Tekirdağ’dan katılan 5 sanatçı, altı ay boyunca Türkiye ve farklı ülkelerden gelen, SAHA Küratöryel Program konukları da dahil olmak üzere 33 sanat profesyoneli tarafından ziyaret edilerek pratiklerini ve devam eden projelerini paylaştı ve geribildirim aldı. Dönem boyunca düzenlenen atölye ziyaretlerinin yanı sıra sanatçılar 27-28 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleşen Ara Dönem Buluşması’yla projelerinin araştırma ve ön üretim süreçlerini ziyaretçilerle paylaşarak devam etmekte olan üretimlerine dair geri dönüş alma fırsatı edindiler.
SAHA Studio Açık, 17 Haziran, Çarşamba günü saat 15.00 itibarıyla ziyaretlere açık olacak. Buluşma ve sunumlara, sanatçıların üretim süreçlerine değinen etkinlik, konuşma ve performanslar eşlik ediyor. Detaylı bilgi için SAHA web sitesi ve sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.
SAHA Studio Açık
17 Haziran, Çarşamba
15.00 – 19.00 : Genel ziyaretler
18.00 – 19.00 : Performatif Sunum | Furkan Öztekin
18 Haziran, Perşembe
12.00 – 19.00 : Genel ziyaretler
14.00 – 15.00 : Sanatçılar ile tur
18.00 – 19.00 : Konuşma | Zeynep Gürler & Esra Ece Kuleci
19 Haziran, Cuma
12.00 – 19.00 : Genel ziyaretler
14.00 – 15.00 : Sanatçılar ile tur
18.00 – 19.00 : Konuşma | Elif Öner & Zehra Begüm Kışla
20 Haziran, Cumartesi
12.00 – 19.00 : Genel ziyaretler
16.00 – 17.00 : Konuşma | Eda Gecikmez & Aslıhan Demirtaş
18.00 – 19.00 : Konuşma | Yekateryna Grygorenko & Nergis Abıyeva
Eda Gecikmez, altı aylık SAHA Studio sürecini birbiriyle ilişkili iki projeyle tamamlıyor. Ara Dönem Buluşması’na kadar 2011-2015 yılları arasında, patriyarkal sistemin yarattığı eşitsizlik, şiddet ve ayrımcılığa karşı kolektif bir dayanışma ve eylem alanı kuran Kırmızı Kart grubunun arşiv derlemesine başlayan Gecikmez, programın ikinci yarısında kent içerisinde hayat bulmuş farklı direniş formlarına odaklanıyor. Resim, çizim, seramik ve buluntu nesneler gibi çeşitli malzemeleri bir araya getirdiği stüdyo alanında sürekli bir değişimin ve dönüşümün merkezinde olan bir şehrin içerisinde var olma biçimleri üzerine düşünmeye davet ediyor.
Buralı nasıl olunur isimli projesinde “kimlik” ve “aidiyet” kavramlarını işleyen Yekateryna Grygorenko, Türkiye’de yaşayan Ukraynalı bir sanatçı olarak kendi kişisel deneyimlerini projesinin merkezine yerleştiriyor. Kültürel kimlik ile bürokratik sınırların kişi üzerinde kurduğu tahakkümü sorgulayan proje mizahi bir dil benimsiyor; stüdyodaki bayrak, matruşkalar, biyometrik “fotoğraflar”, dayatılmış kimlik ve kültür algılarını bozup bürokratik tanımlardan sıyrılmış bir “kimlik” öneriyor.
Zeynep Gürler, SAHA Studio kapsamında 2023’te geliştirmeye başladığı Orada projesinin ikinci ayağı Tortu üzerinde çalışmaya devam ediyor. Düzce’de yer alan Efteni Gölü etrafında geliştirdiği proje, gölü mekânsal ve duyusal bir hafıza taşıyıcı olarak ele alıyor ve; doğa, insan ve insan-dışı varlıklar arasındaki ilişkiyi göl üzerinden yorumluyor. Efteni etrafında gerçekleştirilen düzenli yürüyüşlerde tekrar eden imgeler, enstantaneler, fotoğraf, video ve çizim gibi mecralarla belgeleniyor; yine yürüyüşlerden yola çıkılarak üretilen dokuma çalışmalarla beraber stüdyo alanına yayılan bir yerleştirme olarak karşımıza çıkıyor.
Pratiğinde uzun zamandır gölge kavramına yer veren Elif Öner, Yıktın Perdeyi Eyledin Viran projesinde gölgeyi hem bir anlatım biçimi hem de kavramsal bir çerçeve olarak ele alıyor. Unkapanı ve çevresinin çok katmanlı tarihini odağına alan proje, bu katmanlar arasındaki kesinti, kopukluk ve geçişleri motifler üzerinden inceliyor. Anlatı aracı olarak Türk gölge tiyatrosundan da yararlanan video çalışmasına, geleneksel gölge kuklası yapım tekniği ile Osmanlı mezar taşları ve İMÇ’deki tekstil motiflerini bir araya getirerek üretilen tasvirler (gölge kuklaları) eşlik ediyor.
Nüks, Furkan Öztekin’in 2019-2021 yılları arasında beraber çalıştığı aktivist ve sanatçı Ceyhan Fırat’ın arşivine temelleniyor. Dönem boyunca kütüphanelerden, basılı ve dijital kaynaklardan derlenen arşiv; resim, fotoğraf, video ve yayın gibi farklı mecralar aracılığıyla mekâna yayılıyor. Ceyhan’ın otobiyografik romanında gökyüzünü tarif ederken kullandığı “pejmürde pembe” kâğıt yerleştirmelerle devam eden bir renk çalışması olarak stüdyo alanını kaplıyor.
Bu web sitesinde size daha iyi hizmet sunabilmek için çerez kullanılmaktadır. Kullandığımız çerezleri görüntüleyebilmek ve daha fazla bilgi almak için Gizlilik ve Çerez Politikası sayfasını inceleyebilirsiniz.