TR EN
OCAK - EYLÜL 2021

Ege Kanar

Ege Kanar

1981'de İstanbul'da doğan sanatçı, Sabancı Üniversitesi Görsel Sanatlar ve İletişim Tasarımı Programı’nı bitirdikten sonra Prag Performans Sanatları Akademisi’nde (F.A.M.U.) Fotoğraf alanında yüksek lisans derecesini tamamladı. Bahçeşehir Üniversitesi, Fotoğraf Bölümü’nde yarı-zamanlı öğretim görevlisi olarak dersler veriyor. Çalışmalarında, lens tabanlı görüntülerin ontolojisine ve fotoğrafların, bilimsel disiplinler, kurumsal yapılar ya da çeşitli kültürel pratikler bağlamında üstlendiği aracılık işlevlerine odaklanan Kanar, arşivsel fotoğraflar, metinler, ses ve video kayıtlarından yararlanarak temsil, hafıza, ritm, ölçek, dil ve cismanilik gibi çeşitli kavramlar etrafında projeler üretiyor.

https://www.egekanar.com/

Algoritim

Kişisel bir fizyoterapi deneyimini takiben, SAHA Studio’da geçirdiğim süre zarfında ortaya çıkan Algoritim, yapay zeka araştırmaları için derlenmiş büyük veri setlerinde insan bedeninin temsil biçimlerine odaklanıyor. Çalışma, veri setlerinden ödünç alınmış imgelerle, müzikal ritimleri geometrik olarak analiz etmeyi deneyen bir yaklaşımı, beden mekaniği ve tekrar mefhumu üzerinden ilişkilendiriyor.

Veri madenciliği yöntemleriyle çevrim içi kaynaklardan toplanan veya belirli yönergeler dahilinde kontrollü ortamlarda bizzat üretilen görsel veri setleri; yapay sinir ağlarının, fiziksel dünyayı kavrama yetilerini geliştirebilmek amacıyla bir araya getirilmiş görüntülerden oluşur. Bu görüntüler, ucuz iş gücü sağlayan çeşitli platformlarda hayalet kullanıcılar tarafından tasnif edilir ve nesne tanıma, hareket analizi, kamusal gözetim, sentetik imaj üretimi gibi çeşitli alanlarda uygulamaların geliştirilmesine yönelik kullanılır. Bu bağlamda, güvenlik kameraları, cep telefonları ya da tıbbi teknolojiler vasıtasıyla gözetim altında tutulan beden, biçimsel özellikleri sürekli yeniden üretilen steril bir inceleme nesnesi, kendini mekanik ritimlerin tahakkümüne bırakan biyometrik bir varlık olarak karşımıza çıkar.

Godfried Toussaint, 2005 yılında yayımladığı bir makale(1) ile yeni bir ritim analiz metodunu kavramsallaştırır. Öklid algoritmasından hareketle, belirli sayıda vuruşun, tanımlı bir zaman aralığında, mümkün olan en eşit biçimde nasıl dağıtılabileceği sorusuna cevap arayan bu yaklaşım, zamanın dairesel olarak ifade edildiği geometrik bir notasyondan faydalanır. Toussaint’ın 2013’te yayınladığı “Geometry of Musical Rhythm” kitabında örneklendirdiği üzere; bu “Öklidyen ritimler”, Afrika, Güney Amerika ve Orta Doğu müziğinde kullanılan ritmik kalıplarla da birebir örtüşür. Kitapta yer alan dairesel şemalar, Jeremy Bentham’ın 18. yüzyılda geliştirdiği panoptik yapının mimari tasarımıyla da ilişkilendirilebilir. Bentham’ın, okullar, akıl hastaneleri ve hapishaneler gibi çeşitli disiplin kurumları için bir prototip olarak tasarladığı bu binanın dairesel yerleşim planı; merkezde yer alan tek bir gardiyanın çeperde yer alan tüm mahkumları eş zamanlı gözlemleyebildiği optik bir fantezinin cisim bulmuş hali gibidir. Günümüz gözetim toplumunu anlamaya çalışırken de sıkça başvurulan Panoptikon metaforu, gücünü merkezi bir gözlemcinin ebedi mevcudiyetinden değil, gözetlenme fikrinin bireylere dayattığı öz denetim mekanizmasından alır.

Algoritim; insan bedenine odaklanan 3 veri setinden(2) kurgulanmış videoları, AKA Pigmeleri tarafından kullanılan 3 farklı ritmik yapının permütasyonlarından elde edilmiş 1287 barlık bir ritmik döngüyü ve omuz eklemi rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılan bir rehabilitasyon çarkını bir araya getiriyor. Yerleştirme, beden, ritim, acı, denetim, gözetim gibi çeşitli kavramlar arasında geçişlilikler arıyor. 

DİĞER SANATÇILAR

Bu web sitesinde size daha iyi hizmet sunabilmek için çerez kullanılmaktadır. Kullandığımız çerezleri görüntüleyebilmek ve daha fazla bilgi almak için Gizlilik ve Çerez Politikası sayfasını inceleyebilirsiniz.