TR EN
MART- ARALIK 2020

Metehan Özcan

1975 yılında İstanbul'da doğan sanatçı, Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’nde lisans eğitimi aldıktan sonra Bilgi Üniversitesi’nde Görsel İletişim Tasarımı üzerine yüksek lisans eğitimi tamamlamıştır. Çalışmalarında modernist mekânın varoluşunu ve temsiliyetini sorgulayan Özcan, insanların çevreleriyle yaşadıkları yabancılaşmayı da göz önüne alır. Çeşitli üniversitelerde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak çalışan Özcan, İstanbul’da çalışıyor ve yaşıyor.

www.metehanozcan.net

Şehir Sınırları Dahilinde:

Fil'in Kapısı, Palmiye ve Beyaz Gömlek 

Şehir Sınırları Dahilinde 1940'lar ve 1990'lar arası İzmir'in kamusal alandaki gündelik hayatını ele alan bir kitap projesi. Çıkış noktası ise sanatçının 2018 yılında Studio-X Istanbul'da Yıldız Çintay Sanat Topluluğu ile beraber gerçekleştirdiği İzmir’de yaşıyor ve üretiyor: Kent Müellifleri adlı araştırma sergisi. Topluluk İzmir'in sivil belleğinde yer etmiş çeşitli anıt, heykel, mimari yapı ve peyzaj gibi öğeleri yerel yönetim, tasarımcılar ve vatandaşların bakışıyla hatırlamaya çağırıyordu. Kentin imgesini kuran bu öğelerin tarihçelerini ve dönüşümlerini görseller ve yazılarla aktarıyordu.

İzmir Belediyesi'nin yayınlamış olduğu cep kitaplarından referansla 11x15 cm ölçülerinde tasarlanan Şehir Sınırları Dahilinde mülkiyet ve aidiyet konularına üç bölümde odaklanıyor. İlk olarak o yıl gerçekleşmiş önemli olayları, mecliste alınan kararları ve icraatlerin paylaşıldığı İzmir Belediyesi Yıllıkları'na sivil bellek yönünden keşfetmeyi deniyor. Belediyeye ait farklı müdürlüklerin kentteki insan, hayvan ve bitkileri bazen vatandaş bazen de malzeme olarak kayda geçirmeleri biyopolitikanın nasıl evrildiğinin ipuçları olarak görülebilir. Ayrıca zabıtanın el kitabı olarak basılmış; kanunlar, talimatnameler ve cezaların yer aldığı, tenbihnameler gibi bazı resmi yayınlar de kitaba fragmanlar halinde sızıyor. İkinci bölümde Kent Müellifleri sergisinden şu öğelerin hikayeleri yer alıyor: İzmir'de Akdeniz kenti imgesi kuran palmiye ve onun görünmez kardeşi okaliptüs; İzmir Fuarı ziyaretçilerinin beraber fotoğraf çektirdiği "Yatan Kadın Heykelleri"; Karşıyaka sakinlerinin bağışlarıyla yaptırılan “Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı”; Konak' tan Menemen’e uzanan yaya üst geçidi ve İstanbul'da başlayıp İzmir'e taşınan Palet Restoranları. Son bölüm, merkezi ve yerel yönetimler arasındaki gerilim üzerinden kamusal alanın tasarımla tarihsel ilişkisine odaklanıyor. İçeriğini ise Ahenk Yılmaz'ın Uzaklaşan Kıyının Unutulan Mekânları, Derya Öncül'ün 1980-1983 Sıkıyönetim Döneminin Konak Meydanı, Duygun Erim'in Kent Ritim Analizi, Emre Yıldız'ın Apartman Yazıları başlıklı makaleleri ve Sultan Gökdemir ile yapılan 1989 Bahar Eylemleri konulu söyleşi oluşturuyor.  

DİĞER SANATÇILAR

Bu web sitesinde size daha iyi hizmet sunabilmek için çerez kullanılmaktadır. Kullandığımız çerezleri görüntüleyebilmek ve daha fazla bilgi almak için Gizlilik ve Çerez Politikası sayfasını inceleyebilirsiniz.