SAHA, 10. Çanakkale Bienali kapsamında Fulya Çetin, Gökçe Kınay, Gözde Mimiko Türkkan, Merve Mepa, Serkan Aka ve Yasemin Özcan’ın yeni eserlerine destek veriyor.
Metcezir, su ile toprağın birbirine temas ederek sürekli yeni şekiller oluşturdukları doğal bir devinim alanıdır. Gelgitlerin, kıyıların ve deltaların sessiz ritimlerinde olduğu gibi her karşılaşma yeni biçimler üretir; kimi zaman aşındırır kimi zaman da biriktirir. Bu döngü, doğanın durağan değil; geçiş ve karşılıklı etkileşim üzerine kurulu özünü görünür kılar. Toprak ve suyun birlikteliği, yaşamın en yalın ama en güçlü temsillerindendir.
Metcezir başlıklı 10. Çanakkale Bienali, toprak ve su arasındaki ilişkilerden yola çıkarak Çanakkale’nin doğal ekosistemine ve yaşayan kültürel mirasına odaklanıyor. Bu iki temel unsuru zaman, hafıza ve gündelik yaşamla kurdukları çok katmanlı ilişkiler üzerinden ele alan bienal, insanın doğayla etkileşiminin üretim, öğrenme ve yaşam biçimlerini nasıl şekillendirdiğini araştırıyor. Suyun hareket ve dönüşümünü, toprağın ise birikim ve sürekliliğini merkeze alarak doğal süreçlerle kültürel hafıza arasındaki bağları görünür kılıyor.
Bienal kapsamında ilk kez düzenlenen “Özel Odak: Seramik” bölümü ise Çanakkale’nin köklü seramik mirasını çağdaş ve deneysel üretimlerle bir araya getiriyor. Toprak, su ve ateşin etkileşiminden doğan seramiği yalnızca geleneksel bir üretim biçimi olarak değil, geçmişle bugün arasında bağ kuran, bilgiyi ve hafızayı kuşaklar boyunca taşıyan yaşayan bir ifade ve düşünme alanı olarak ele alıyor.
Çanakkale Bienali Hakkında
Çanakkale Bienali İnisiyatifi (CABININ) Çanakkale merkezli, kâr amacı gütmeyen, farklı alan ve meslek gruplarından katılımcıların birlikteliğinden oluşmuş bir inisiyatiftir. Sanata, kültüre dair bir düşünce ve aktivite üretim platformu olarak, başta Uluslararası Çanakkale Bienali olmak üzere, sosyal fayda ve sorumluluğa dayalı, ulusal ve uluslararası katılımlı etkinlikler düzenler ya da destekler. 1. Çanakkale Bienali’nden (2008) bu yana seçilen kavramsal çerçeveler; ülke, bölge ve dünyaya ilişkin sosyal sorunları gözeten, irdeleyen ve sanat üretimleri yoluyla eleştiren bir çizgiye oturtulmuştur.